20 Temmuz 2018 Cuma

NİYET DEFTERİ - MELTEM GÜNER




Meltem Hanım’ın kitaplarına İçsel Gelişim Kulübü sayesinde vakıf oldum.Kendisini konuk edip kitaplarını çok övmüşlerdi.

Niyet Defteri  ilginç bir motivasyon kaynağı oldu. Öyle okudum bitti denecek bir kitap değil. İlginiz varsa başucunuza koyar yıllarca açıp açıp bakarsınız.

Bu tarz okumaları ciddiye alanlar için altı çizilecek, ders alıp üzerinde düşünecek çok nokta var.
Ağzımızdan çıkan cümleler, etrafımıza verdiğimiz mesajlar ,dile getirdiğimiz istekler  birer niyet aslında.Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği yada nasıl gerçekleşeceği ise bu mesajları nasıl ilettiğimizle alakalı.

Bir çeşit Secret /evrene mesaj yollama /Allah’a yalvarma gibi nasıl tanımlarsak tanımlayalım bu istek gerçekleştirmelerin ötesinde; Niyet Defteri daha çok psikolojik temizlenmeyi merkeze alıyor. 
Geçmişle barışma,affetme,kabullenme gibi temizliklerden sonra insan ancak bilinçaltını temizleyip geleceğe yön verebiliyor yada aynı hataları yapmıyor/benzer yaşamları yaşamıyor.

“Geçmişin beni kısıtlayan hallerinden
Bırakamadıklarımdan,affedemediklerimden
Helalleşemediklermden özgürleşiyorum
Hayatın,bedenimin iç sesimin ,benden yansıyanların yada herhangi bir yerde bilemediğim,tıkanmış,beni benden alan Özümden uzaklaştıran tüm tıkanıklarımı açıyorum.
Sevgi enerjisini buraya gönderiyor,sevgiyle şifalanıyorum.”

gibi.

19 Temmuz 2018 Perşembe

UMUT MEVSİMİ - DARIAN GEE


Birkaç senedir okunmayı bekleyen tatlı bir yaz kitabıydı. Daha önce Darian Gee'nin Dostluk Ekmeği'ni okumuştum.
Bunun da onun gibi okuyucuya pozitif duygular veren  bir konusu var. Hikaye gene Avalon'da geçiyor. Arkadaşlık,dayanışma,iyi niyet gibi sık sık hatırlamaya ihtiyacımız olan etik değerlere vurgu yapıyor.
Üzmeyecek,sıkmayacak tatil kitabı arayanlar bakabilir.

Bu arada Darien Gee'nin ekmek tariflerini paylaştığı bir internet sitesi de var.
https://www.friendshipbreadkitchen.com/


29 Haziran 2018 Cuma

IKIGAI - Hector Garcia & Francesc Miralles



Mutluluk sırlarına Japonlar’la devam ediyorum :)  Onların yaşam felsefeleri de İkigai.
Özetle ölmek istiyorsan emekli ol diyor Japonlar. 

Ikigai hayatımıza anlam, amaç, mutluluk katan şey.Sabahları uyandığımızda bize yaşama sebebi verecek ne varsa uzun yaşamın da sırrı. Özellikle Okinawa bölgesinde yaşayan insanların yaş ömürleri 100’ün üzerinde. Dünyada mavi kuşak olarak adlandırılan beş bölgeden biri de burası. Diğer bölgelerle çok benzerlikleri var. Hayatın yavaş aktığı, insanların bedensel olarak çalıştıkları toprakla ilgilendikleri, arkadaşlarıyla vakit geçirip sosyalleştikleri, dua etmeyi ihmal etmeyen, doğru beslenen bu mavi kuşak gurubunun uzun bir yaşam ortalaması var.
Bir İkigaimiz varsa depresyondan kaygıdan uzak kalıyoruz.Hayata yüklediğimiz anlam asıl işimiz haline geliyor.Bu sadece bir para kazanma yöntemi değil kendimize misyon yüklediğimiz çevremize faydalı olduğumuzu hissettiğimiz tatmin duygusu.

Japonlara göre herkesin bir İkigai’si var bunu bulmak,anlamak uzun bir süreç. Yaşam amacını bulabilmek için 4 sorudan yola çıkmayı öneriyorlar.

Neyi seviyorum? (Tutkunuz)
Hangi konuda iyiyim? (Yeteneğiniz)
Ne yaparak para kazanabilirim? (Mesleğiniz)
Dünyanın neye ihtiyacı var? (Misyonunuz)


Bu dördünün kesiştiği nokta ise İkigai’mizi, yani hayattaki varoluşumuzun anlamını ortaya çıkarıyor.

22 Haziran 2018 Cuma

HYGEE - MEIK WIKING


Biz memleket problemleriyle hemhal olmuşken yaşadığımız her sosyo-ekonomik, politik sıkıntı psikolojilerimizde misliyle karşılığını bulmuşken, şu aralar  "bak dünyada mutlu insanlar da varmış" diye karşımıza kitaplar yeni yaşam felsefeleri çıkıyor. Dünyanın en mutlu insanların yaşadığı iddia edilen Danimarka’da  buna da Hygge diyorlarmış. Tam çevrilemeyen ancak hissedilen bu Hyggelig yaşam şekli uzun ve karanlık kış günlerini daha az depresif geçirmek isteyen ,kendine keyifler arayan bölge insanı tarafından çok önemseniyor.

Artan sosyal medya kullanımı ile çığ gibi büyüyen tüketim alışkanlıkları ve kapitalizmin pompaladığı yaşam tarzı eskisi kadar haz vermemeye başladığından sadeleşme, Uzakdoğu felsefeleri bize de uğramaya başladı. Eski mütevazi yaşamlarımızı yeniden keşfeder olduk.Evimizi Marie Kodo ile düzenleyip, kahvemizi kendimiz yapıyor ve çok cool oluyoruz. Bunlara ek olarak benim özellikle çok öykündüğüm İskandinav yaşam tarzı da dünyada merak edilenlerden.  Hygge daha çok bir yaşam tarzı ve bunu her alana yansıtan bir felsefe.Aydınlatmalardan gidilecek restauranta kadar seçimleri etkiliyor.

Öte taraftan fark ediyorum ki biz Alman ekole sahip bir anneden geldiğimizden yıllarca bunu bilmeden uygulamışız zaten.Çocukken sırt çantasına sandviçler ve termos kahve hazırlayıp bizi müze müze gezdirip sonra parklarda piknik yaptırması çok Hygge imiş de biz bilememişiz. 

Hygge felsefesi için çok paraya ihtiyaç yok. Arkadaşlarla bir araya gelip sohbet/yemek, kışın bir battaniye altında kahve/şarap vs ile güzel bir kitap keyfi,yakılan bir mum , işyerinde öğle arası bir parkın bankında kahve içip nefes almak onların kendilerine ayırdıkları mutluluk zamanları. Aslında çok bizlik ! Bu koca şehirde plaza beyaz yakalılarının gidebileceği en yakın ağaçlı alan kaç km uzaktadır yada benim gibi çalışma binası sanayinin içinde olan biri için . Bu öğle tatilimi (ki bizim böyle bir öğle tatilimiz de yok laf aramızda) şu yolun karşısındaki oto tamircisinde veya kalıpçıda geçirip usta size kahve içmeye geldim bi Hygge yapalım diyeceğimJ

Neyse kendime bi git Allah aşkına demiyorum.Yapabileceklerimizi,olumluları alıyor, en azından bize bağlı faktörleri bu felsefeye entegre ederek uygulamaya başlıyoruz. Hiç yoktan iyidir hele şehir dışına çıkınca.

20 Haziran 2018 Çarşamba

HAÇLI KATİL - CHRIS CARTER

Chris Carter suç psikolojisi alanında bir uzman. Michigan'da adli psikoloji okumuş ve uzun süre bölge savcısının psikolog ekibinde çalışmış. Sonra her şeyi bırakıp müzikle ilgilenmiş. İngiltere’ye döndüğünde ise kendini sadece yazarlığa vermiş. 

Haçlı Katil yazdığı ilk kitap. Bizde de henüz çevrilen tek kitabı. İncelediğim kadarıyla sonraki 8 kitabı için de yorumlar çok iyi. Özellikle Executioner için Grange benzetmesi yapmışlar. Sanırım fazla kanlı bir konusu var.
Yarattığı kahraman Dedektif Robert Hunter bu tarz romanların klasik yalnız adamı. Geçmişiyle sorunlu,ilişki yürütemeyen ama işinde çok başarılı,çok zeki. 

Katil dedektif ilişkisinin ötesinde LA'deki toplumsal sorunlar,adalet sistemi,cezalar yazarın muhtemel karşılaştığı vakaların da sinyalini veriyor ve neden-sonuç bağlantılarını daha gerçekçi kılıyor.
Hikayenin suç kurgu ilişkisi de gayet mantıklı ve sürükleyici gelişti. Genelde tutan tahminim bu sefer tutmadı ve bu daha çok hoşuma gitti. 

31 Mayıs 2018 Perşembe

OBSESİF - CHEVY STEVENS



O Gece’yi beğenince vakit kaybetmeden diğer kitabını da okumak istedim.Bizde 2010’da basılan Obsesif yazarın Still Missing adıyla çıkan ilk kitabı. Bir öğleden sonra çalıştığı emlak şirketi için ev gösterirken aklına gelen fikirle yola çıkan Stevens bu kitapla Uluslararası Gerilim Yazarları ilk kitap ödülünü de alıyor.

Ana karakter Annie O’Sullivan da bir emlak şirketi için çalışıyor. Birgün ev gösterdiği bir adam tarafından kaçırılıp yaklaşık 1 yıl bir dağ kulubesinde tutulur. Bu zaman zarfında obsesif rahatsızlıkları olan sapık tarafından fiziksel ve ruhsal işkencelere maruz kalır. Biz hikayesini psikoloğuna birinci ağızdan anlattıklarından öğreniyoruz.Monolog şeklinde ilerleyen hikaye ilk başta kitap için dezavantaj gibi görünse de karakterin tüm iç dünyasını okuyucuya aktarıyor. 
Asla tanımadığınız bir adamla yalnız olmak istemeyeceğiniz türden bir hikaye fazla dehşet verici ve gerçekçi.


30 Mayıs 2018 Çarşamba

O GECE - CHEVY STEVENS

Bu yazarı daha önce okumamıştım.Çok da isabetli oldu;odaklanma sıkıntıma çok iyi geldi hızlıca bitirdim.

Vancouver Adasında büyüyen yazar emlak şirketinde çalışırken ilk kitabı Still Missing’e ilham veren fikirle işinden ayrılır hatta evini satar ve kitabını yazar.

Still Missing ile New York Times'ın en çok satanları arasına giren Stevens,  En İyi İlk Roman -Uluslararası Gerilim Yazarları Ödülü'nü  de alır ve kitap otuzdan fazla ülkede yayınır.

O Gece yazarın dördüncü romanı .İkisi arasında bizde çevrilmiş başka kitabı yok.

Still Missing (2010) - Obsesif 
Never Knowing (2011)
Always Watching (2013)
That Night (2014) - O Gece
Those Girls (2015)
Never Let You Go (2017)

Liseden mezun olduğu yaz,erkek arkadaşı  Ryan la birlikte kız kardeşi Nicole’ü öldürmekten suçlu bulunan Toni onbeş yıla mahkum edilir. Özgürlüğünü tekrar kaybetmemek için  şartlı tahliyesini riske atacak her şeyden kaçınmak zorundadır. Ancak geçmiş sürekli ayağına dolanmaya başlayınca Ryan la birlikte o yaz gecesi ne olduğunu öğrenmek için işin peşine düşerler.