21 Şubat 2019 Perşembe

YİRMİ DOKUZ BUÇUK NEDEN - DENISE GROVER SWANK


Bu serinin yaza dayanmayacağı belliydi. İkinci ve üçüncüsü de hop diye okundu J

Rose Gardner bu sefer jüri üyesi seçiliyor. Ancak herkesin suçlu olduğunu düşündüğü zanlının masum olduğuna inanıp olayların üzerine gidiyor. Sevgilisi 2 saat uzaklıkta başka bir şehirde. Bu kitapta savcı yardımcısı  Mason Deveraux ile tanışıyoruz. Çoğu zaman Rose’la çatışsa da ona yardım ediyor.

Gene eğlenceli ve sürükleyici bir kurgu.Biraz chick- lit biraz suç ve gizem diyelim. Sevdim

20 Şubat 2019 Çarşamba

İBRET TAŞI - İSMAİL KADERE




Devrialem okumalarının Ocak kitabı İsmail Kadere’nin İbret Taşı idi. Balkan tarihine özel bir ilgim olduğundan merak ederek okuduğum metni açıkçası kurgusal olarak karışık buldum. Yeni bir şey öğrenebilir miyim diye zorlanarak bitirdiğim bir kitap oldu. Daha önce herhangi bir kitabını okumadığım için diğer kitaplarıyla bir karşılaştırma yapamayacağım. Bu kadar sevilen bir yazar hakkında negatif bir ön yargım olsun istemiyorum. Belki daha sonra başka bir kitabını denerim.

Kitaba ismini veren İbret Taşı baş kaldıran paşaların,başarısız devlet görevlilerinin kesilen başlarının yerleştirildiği yer. Payitaht’ta bir simge olarak duruyor.

Amos Oz’u okurken Kibutz’ları öğrenmiştim.Bu kitaptan da Kra Kra rejimi kaldı.Konu genel olarak isyanlar,idamlar,kesik başlar yönetim erkinin elde tutulma telaşı,güç gösterileri.

İlk bölümde kesik başla yapılan yolculuk ,bozulmasın diye tuzlamalar,kimyasallamalar, taşıyıcının ruh halinin sayfalar dolusu anlatılması pek bana göre değildi.Tepedelenli Ali Paşa'nın yarım yamalak hikayesi,Hurşit Paşa'nın ne ara,neden idam edildiğinin belli olmaması,kopuk kopuk metinler kısacık kitabı zihnimde bir türlü toparlayamadı.

Yazarın (analizlerinde haklı yada haksız )Man Booker almasının da politik olduğunu düşünüyorum. İsmail Kadere Arnavut halkının Batılı Hıristiyan kültürüne ait olduklarını Osmanlı hakimiyetiyle zorla müslümanlaştırılarak doğuya yaklaştırıldıklarını ve bu durumun Arnavut halkının asıl kimliğini yok ettiğini savunuyor.

19 Şubat 2019 Salı

ROGER ACKROYD CİNAYETİ - AGATHA CHRISTIE



Agatha Christie'yi neredeyse ortaokul yıllarımdan beri okurum. Okulun kütüphanesinden aldığım kitapla tanışmıştım. On Küçük Zenci. O tekerleme beni o zaman ne dehşete düşürürdü :)

Karmakarışık okumalar, eski basımların farklı isimleri derken bazen okuduğum kitabı tekrar almışlığım bile oldu.

Roger Ackroyd Cinayeti'ni ilk okuyuşumda şok olduğumu dün gibi hatırlıyorum,bayağı ters köşe hissetmiştim. Altınçağ okumaları için dijitalden ipuçlarını bulabilir miyim diye tekrar okudum. Agatha olmasa aynı polisiye kitabı tekrar okumak çok haz aldığım bir durum değil.

Benim Agatha’yı sevmemin bir diğer nedeni de genelde olayların İngiliz kırsalında geçmesi ki bayılıyorum.Zengin,eğitimli burjuva sınıfının da suç işleyebileceğini gayet güzel yansıtıyor. Yani her kitabında katil uşak değil :) Ayrıca o dönem için dünyanın birçok bölgesine göre kadın karakterleri çok iyi kullanıyor. 
Roger Ackroyd Cinayeti litaratürde bir ilk deneme aslında. Genel geçer polisiye roman kurallarını bozan Agatha Christie’nin deneysel bir anlatımı.  Tabii ki dedektifimiz Hercule Poirot.Bu kitabın kahramanlarından Caroline daha sonra Miss Marple için ilham kaynağı olmuş. 


Kitaptaki katilin aslında katil olamayacağı yönündeki eleştiriler halen devam etmekte. Pierre Bayardin’in Roger Ackroyd’u Kim Öldürdü? meraklısı için  bol spoiler içeren bir inceleme.

18 Şubat 2019 Pazartesi

BATAKLIĞIN KAYIP TANRILARI - ELLY GRIFFITHS


Kulübün 2019 okumalarında aylardan biri forensic denilen bilimsel tür olacaktı. Yabancı sitelerden önerilebilecek kitapları araştırırken karşıma sık sık  Elly Griffiths çıktı. Kendisi forensic thriller ekolünün en iyilerinden kabul ediliyor. Oylamada seçilmeyince kendim okumak istedim.

Arkeolojiyi çok sevdiğimden, polisiye ile birleştiğinde genelde kurgulardan zevk alıyorum. Bataklığın Kayıp Tanrıları’nda  ana karakter arkeolog Ruth Galloway ayrıca serinin de ilk kitabı.Hikaye Norfolk Saltmarche bölgesinde Seahenge denilen arkeolojik alanda geçiyor.

Asıl adı Domenica de Rosa olan yazar 1963 Londra doğumlu.Çocukluk yaşlarından beri yazıyor.Üniversiteden mezun olduktan sonra, önce kütüphanede sonra Harper Collins’de çalışıyor.1998 de çocuğu için işten ayrıldığında ilk kitabı The İtalian Quarter’ı yazıp yayımlatıyor. Arkasından diğer 3 kitap onu takip ediyor. İkinci çocuktan sonra eşi Andy işten ayrılıp arkeolog olduğunda Norfolk’a tatile gidiyorlar.Bölgede eşinin antikçağ kurbanları hakkında anlattıkları onda bir roman fikri doğuruyor ve Arkeolog Dr Ruth Galloway’i böyle yaratıyor.Ajansı bu bir suç romanı ve senin de buna uygun bir ismin olmalı diyor.Elly Griffiths ismi böylelikle ortaya çıkıyor.

Gerçekten de Seahenge denilen bölge çok ilginç bir arkeolojik alan. Burasının da Stonehenge gibi yaz gündönümünde güneşin doğuş yönüne dönük bir ekseni olduğu belirtiliyor.Bu ahşap anıtlar, ilk kez sağlam olarak 1998-99’da ortaya çıkarılmışlar.İngiltere'nin doğusunda Norfolk kıyısının hemen açığındaki çamur tabakası içindeki kütükler dendrokronoloji (ağaç halkalarıyla tarihleme) yöntemiyle incelendiğinde İÖ 2050 yılından kaldıkları anlaşılmış ve bunlara hemen "Seahenge" adı verilmiş. Ahşap direklerden dairenin ortasında yere dikey olarak yerleştirilmiş bir tek büyük meşe ağacı bulunmuş, ilk başta dal sanılan şeylerin kök oldukları anlaşılmış aslında ağaç yere tersine sokulmuş.



Kitapta o ıslak, kasvetli, ıssız kıyı bataklıkları çok güzel betimlenmiş; o bölge hakkında araştırma duygusu uyandırıyor.

Polisiye kurgu için genel olarak akıcı ,gerilim dozu yüksekti diyebilirim ancak bir noktada katili tahmin etmek çok zor olmadı. Daha beklenmedik biri çıkmasını tercih ederdim.
İkinci kitap Tanrılara Adanmış Bedenler’i de sipariş ettim. Okuyunca yorumumu yazarım.





31 Ocak 2019 Perşembe

2018 Dünya Kitap Dergisi Yılın En İyileri Ödülleri

Dünya Kitap’ın gelenekselleşmiş Yılın En İyileri Ödülleri bu ay içinde sahiplerini buldu. 26. düzenlenen törende ödül alan kitaplar şöyle.
Yılın Telif Kitabı

Yılın Çeviri Kitabı


Yılın Telif Polisiye Kitabı

Polisiye Edebiyata Teşvik

Yılın En İyi Gastronomi Kültürü Kitabı

Bunların dışında;
Gastronomiye katkılarından dolayı Maximilian J. W. Thomae   Gastronomi Kültürü Emek Ödülü'ne  layık bulundu.
Yılın Yayınevi seçici kurulca yapılan değerlendirme sonucunda Aras Yayıncılık olarak belirlendi

Peyami Safa'nın Server Bedi adıyla yayımlattığı Cingöz Recai öykü ve romanlarını özenli, aslına uygun bir şekilde yeniden yayımladığı için Ötüken Neşriyat'a  Seçici Kurul Özel Ödülü verilmesi kararlaştırıldı.

30 Ocak 2019 Çarşamba

ÇİN PORTAKALI - ELLERY QUEEN



Ellery Queen adı aslında, ikisi de 1905 doğumlu Amerikalı kuzenler Frederic Dannay ve Manfred Bennington Lee ‘nin dedektiflik öykülerini yazdığı mahlas. Kitapları Ellery Queen yazar adıyla yayınladıkları gibi ana dedektif karaktere de aynı ismi veriyorlar.

Bu arada onların da gerçek isimleri Daniel Nathan ve Emanuel Benjamin Lepofsky. Ellery Queen adı altında 1929’dan 1971’e kadar 30’dan fazla roman ve bazı hikayeler yazıyorlar. Dannay ayrıca 1941’den beri basılan Ellery Queen's Mystery Magazine ‘in kurucusu ve çok uzun süre editörlüğünü de yapıyor. Dergiye sonra bakmak isteyenler için link bu.


1961’den sonra başka yazarlara da o dönem popüler olduğundan gene Ellery Queen adını kullanarak ancak ana karakterin O olmadığı  kitapları basmalarına izin veriyorlar.
Kuzenlerin 4 kitabı Drury Lane isimli başka bir dedektif hikayesi. O da Barnaby Ross takma adını kullanıyor :)
Son kitapları ise Lee’nin öldüğü yıl 1971’de yayımlanıyor artık.

Çin Portakalı 1936’da Mandarin Mystery olarak filme çekiliyor. Kitap tüm zamanların en iyi kapalı oda gizem kategorisinde ilk 8 ‘de sayılıyor. Aynı dönemin yazarı Van Dine’in  satışları düşerken Ellery Queen’in popülerliği artıyor.

Tür olarak Kapalı Oda ve imkansız Suç kategorisine girmesine rağmen yazıldığı tarihe kadar yayımlanan  benzerlerinden farklılık gösteriyor. Kapı kapalı ama 2 kapı var. Mağdurun adı yok yada kim olduğu çok da önemli değil gibi üzerine konuşulacak farklılıklar barındırıyor.

Kitabın giriş bölümünde okuyucuya bir meydan okuma var. 191.sayfaya gelindiğinde olayı çözecek tüm donelere sahip olacağımızı söylüyor ki çözebilen varsa saygıyla eğiliyorum J

Çin Portakalı Altın Çağ Dönemi içinde gerçekten kült olarak tanımlanabilecek ve literatür okuma yapmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir kitap.

29 Ocak 2019 Salı

YIKIMA GİDEN ADAM - ALFRED BESTER


Yıkıma Giden Adam bilim kurgu ya da polisiye unsurlar taşımasından çok  toplumsal felsefesi ile beğenimizi kazandı. Cyberpunk denilen bir akımla özdeşleştiren tarzda yazılmasına rağmen yazıldığı dönemde bilinen bir akım değil.

Yazar, annesi Rus, babası Amerikalı bir ateist. Hukuk fakültesini yarıda bırakıp uygarlık tarihi ve psikoloji alanında eğitim görmüş.48 yıl eşi ölene kadar devam eden bir evliliği olmuş. 1984 yılında karısını kaybetmesi ile içine kapanmış ve 1987’de Dünya Bilim kurgu toplantısına katılamadan düşüp belini kırmış,bir süre sonra da ölmüş.

Yazdığı ilk öykü ile birincilik kazanmış. Superman, Batman gibi çizgi romanlara öyküler,radyo oyunlarına metinler yazmış, Ve 1950 yılında bilim kurgu romanları yazmaya başlamış. Kaplan Kaplan, Yıkıma Giden Adam ve Fare Yarısı bu dönemde yazdıklarından.
Yıkıma Giden Adam 1953 yılında yayımlanmış ve bilimkurgu edebiyatının en önemli ödüllerinden Hugo ödülünü almış. Taa o yıllarda chat jargonunu kısaltmaları kullanması ayrıca dikkat çekici.

Kurguda suç unsuru baştan belli. Ama nasıl kurtulacak. Kitap ismiyle müsemma zaten "Yıkıma Giden Adam". Sistemin onu yok etmek yerine bulduğu çözüm ise pragmatizmin zirvesi.Öte taraftan Esperlerin konuşma bulutlarını takip etmek bir çeşit zihin jimnastiği.

Ben bazı bölümleri Anarşist'den de -1971 basımı versiyonu- okudum. Eski kelimelerle fütüristik bir metni okumak da değişik oldu.

Yeri gelmişken cyberpunk dan da bahsedersek Bruce Bethke'in kısa öyküsüne editörler akılda kalacak şık bir başlık ararlarken bu kelimeyi uyduruyorlar. Yüksek teknolojiyle donatılmış aynı zamanda çökmekte olan bakımsız kent panaromaları, cyborglar,androidler,uyuşturucu,hackerlar kısaca tekno anarşizmi ifade ediyor.

Kelime sibernetik ile punk 'ın bileşiminden oluşuyor. Haberleşme, kontrol ve denge kurma bilimi olarak tanımlanan sibernetik -yunanca dümenci anlamına gelen kübernetis'ten geliyor-ortadan ikiye bölününce cyborg, cybernot gibi kelimeler doğuruyor. Bethke, elektronik beyinler bağlamında kullanılan sibernetike, günlük hayatta daha çok gelenekler normlar ve otoriteyle arası bozuk gençleri tarif eden punk kelimesini ekleyerek akılda kalıcı bir isim çıkarıyor. 
Cyberpunk’ın popüler kültürde yer etmesi ve gündelik hayata girmesi William Gibson’ın ilk romanı 1984de yayınlanan Neuromancer ile oluyor.

10 Ocak 2019 Perşembe

HÜZNÜN FİZİĞİ - GEORGI GOSPODINOV


Beden hatıralardan kaçamaz ve insan sonsuza dek çocukluğunda kalır mı gerçekten ?
Kalmaz mıyız çoğunlukla. Hele Hüznün Fiziği'ni okurken kendi anılarımdan çıkamadım. 

Komünist bir ülkede olmamamıza rağmen 70’lerin sonu 80’ler imkanlarında bir dünya betimlediğinde zaman kapsulünü okullarda çoğumuza yaptırmamışlar mıdır.Pazar günleri seyrettimiz Kızılderili filmleri,Britanica Ansiklopedileri,sonra annemin,ananemin bana elbise diktiği Singer dikiş makinesi,biz de VHS videolar kiralardık; konu komşu seyredilirdi.
Hiç Tamagotchim olmadı,bıraksalar gerçek bir köpeğim olurdu ama.
Zaman kapsulü şimdi Facebook derken ne isabet. 
Öyle şeylerden söz etmiş ki, Alain Delon deyince bi durdum.Babam çok severdi. Cyrano de Bergerac akil kafayla gittiğim ilk oyundu.
Gaustin’in zihni-çılgın projeleri çok sempatik değil miydi?Bilet parası olmayana film anlatmak, hele kondom defilesi (kimin aklına gelir ki)

Gospodinov anlatımını bölümlere ayırmış ama anlattıkları gene ortaya karışık.O hatıradan bu felsefeye atlarken ailesi,mitoloji bir yana kimler yok ki; Pessoa, Borges, Hemingway, Gaustin, Augustinus...


Direkt söz etmez ama Minator en çok Picaso’yla özdeşleşmiştir. Hıristiyanlık öncesi Mithra Kültü onun sürrealizmi ile Minotauromachy eserinin simgesi olur. Sadece boğa da değil, Mithra kültünün merdivenlerini kullanarak Çarmıha Geriliş'te iki dini bir görür.
Nasıl ki Minotauros Picasso'da vahşeti ve dönemin faşizmini ifade eder, kitapta anne baba çalışmak zorunda olduğu için Komünüzmin terk edilmiş hisseden çocuğu aynı zamanda sistemi sorgular.
Kurgu sistematiği olmadığından herkes için kolay bir okuma olmayabilir ancak ben çok beğendim.

"Kıyametten sonraki gün hiçbir gazete olmayacak. Ne kadar garip. Dünya tarihinin en mühim olayı basına yansımadan kalacak.''

27 Aralık 2018 Perşembe

MICHAEL CONNELY KİTAPLARI


Ne zamandır aklımda olan Michael Connelly kitaplarının okuma listesini de  her seferinde notlarıma bakmamak için buraya giriyorum. 
Daha önce okuyup yorumladıklarıma link verdim.Yorumladıkça da vermeye devam ederim. Yeni çıkan kitapların çevrilmemesi,çevrilmiş olanların bazısının baskısının bulunmaması,yeniden basılmaması,basım yıllarının listeye uymaması gibi sebepler bu seriyi zaten iyice karmaşıklaştırıyor.Çoğunu okuduğum halde hangisini okudum okumadım ben de karıştırıyorum.Umarım liste bu şekilde hepimizin işine yarar.

Harry Bosch serisi
·         1992 The Black Echo (Tünel Fareleri)- Nemesis'den çıkan son çıkan baskıda Kara Yankı 
                                                                       olarak çevrildi.
·         2000 A Darkness More Than Night (Hile) - Önce Terry McCaleb serisinden Kan Bağı'nı                                                                                      okumanızı öneririm.                  
·         2003 Lost Light (Kaybolan Işık)
·         2004 The Narrows (Darboğaz)
·         2005 The Closers (Faili Meçhul)
·         2006 Echo Park (Unutulan Sesler)
·         2007 The Overlook (Kayıp Delil)
·         2009 9 Dragons (9 Ejder)
·         2010 The Reversal (Kuşkulu Delil)
·         2011 The Drop (Şüpheli Ölüm)
·         2012 The Black Box
·         2014 The Burning Room
·         2015 The Crossing
·         2016 The Wrong Side of Goodbye
·         2017 Two Kinds of Truth
·         2018 Dark Sacred Night

Mickey Haller serisi
·         2005 The Lincoln Lawyer (Güneşin Karanlığında)
·         2010 The Reversal (Kuşkulu Delil)
·         2011 The Fifth Witness (Beşinci Tanık)
·         2013 The Gods of Guilt

Jack McEvoy serisi
·         2009 The Scarecrow

Terry McCaleb serisi
·         A Darkness More Than Night (2001)
·      The Narrows (2004) - Darboğaz 

26 Aralık 2018 Çarşamba

SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM - LATİFE TEKİN


Daha önce iki kitabına başlayıp yarım bıraktığım Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölümü’nü kulüp motivasyonuyla bitirebildim. Okuması kolay bir metin değildi ancak bende bıraktığı lezzet için değermiş diyebilirim.Maalesef ön yargımdan geç okudum.

“Yedi kardeşin arasından titrek bir gölge gibi sıyrılıp liseyi bitirdim. Korku ve yalnızlığın içinden okula gitmenin bedelini ödedim. İnanılmaz savrulmalar, inkar ve baskıların bin çeşidi. Kente ayak uydurmak için boğuşup durdum. Her yanım yara bere içinde kaldı. Boğuşurken birlikte doğup büyüdüğüm insanlardan ayrı düştüm. Ama kendi öz değerlerimi, dilimi ve o insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır. Keşke onu daha soluk soluğa, daha parçalanmış bir teknikle, daha erken yazabilseydim.”
Arka kapakta yer alan bu cümleler Latife Tekin'e ait. Otobiyografik özellikler taşıyan Sevgili Arsız Ölüm yazarın 1983’de yayımlanan ilk kitabı. Türk Edebiyatının büyülü gerçekçilik akımının ilk örneklerinden biri kabul ediliyor ve Yüzyıllık Yalnızlık'la karşılaştırılıyor.
Ne Atiye Ursula ne de Alacaüvek  Maconda kadar gerçeküstü ancak Anadolu’nun şamanik adetleri ve korkuları ile örfi geleneklerle karman çorman olmuş dinsel inançlar öyle büyülü bir atmosfer sağlıyor ki yıllarca süren yağmurlar yağmasa da alttan alta gerçeklerin dan diye vurduğu masalı büyülü gerçeklik gibi okuyoruz.  
Dirmit ailenin okuyan tek çocuğu biraz Latife Tekin’in kendisidir. Sorgulamaları yüzünden Cin’lidir,arkadaşı yoktur. köydeki tulumba, kuşkuş otu, rüzgâr, kar, yıldız ve ağaçlarla dertleşir. Meraklıdır.
“Köye gelen çerçiye, çadır açan çingeneye ‘Komünist ne?’ diye sordu. Atiye, oklavayı çekip Dirmit’in peşine düştü. Bir ağılın başına kadar kovaladı, bir taşladı. Yalvarmayla ağlamayla kızını bu meraktan kurtaramayacağını anlayınca, ‘Aha komünist, geberesice,” diye ona bulutları yara yara köyün üstünden geçen bir uçağı gösterdi. Dirmit annesine inandı, ‘Komünist’i uçak sandı.”
Gelenekler,inançlar,köyden kente göç,yoksulluk,kadın erkek eşitsizliği gibi pek çok alt metin barındıran Sevgili Arsız Ölüm Atiye’nin Azrail ile kavgasında isim bulmuş.
Kitabın tek kişilik oyunu  Dirmit ismiyle sahneliyor. Nezaket Erden tarafından oynanan oyunun yorumları oldukça olumlu.

24 Aralık 2018 Pazartesi

2018 Edebiyat Ödülleri

Aralık ayı geldiğine göre ,yıl içinde alınan verilen edebiyat ödüllerini de toparlamanın zamanı geldi. Geçen sene Hugo'dan bahsederken Helsinki ve Stockholm diye tutturmuşum.Durumlar hepimizin malumu.Euro paritesinden elbet gerçekleşemedi . 


Hugo Ödüllerinin veriliş süreci bu yıl sakin geçti. Son birkaç yıldır en iyi fantastik ve bilimkurgu eserlerinin değil, sağ ve sol politik kanatların birbirleriyle yarışmasıyla gündeme gelen ödülü bu yıl yeniden N.K. Jemisin kazandı. 

Siyahi yazar böylelikle üç yıl üst üste Hugo En İyi Roman ödülünü kucaklayarak çok büyük bir başarı elde etmiş oldu. 
Jemisin ayrıca The Stone Sky  (Kırık Diyar Üçlemesi ) ile bu yılki Locus ve Nebula ödüllerini de kazandı.
En İyi Kurgusal Olmayan Kitap dalında ödüle layık görülen eser ise merhum kraliçemize gitti. Bu yılın başında kaybettiğimiz, Ursula K. Le Guin‘in “No Time to Spare: Thinking About What Matters” adlı son denemesi ödülü aldı.
Hugo normale dönmüşken ,Nobel’den gelen haber bu yıl edebiyat dünyasında bomba etkisi yarattı.Nobel Edebiyat Ödülü’nün bu yıl verilmeyeceği açıklandı. Nobel tarihinde ilk kez böyle bir durum gerçekleşirken, 2019'da iki ödül verileceği açıklandı. 
Skandal Akademi Üyelerinden Katarina Frostenson’un eşi Fransız fotoğrafçı Jean-Claude Arnault’a yapılan taciz suçlamalarıyla başlamış ve Arnault’un 6 ödülün kazananını resmi açıklamadan önce sızdırdığı öne sürülmüştü.
Akademinin 18 üyesi ömür boyu bu göreve getiriliyor ve istifa edemiyor. Ancak isteyen üyeler toplantılara katılmamayı seçebiliyor. Akademiye yeni üye seçilmesi için ise 12 üyenin oyu gerekiyor. İsveç Kralı 16. Gustaf, akademinin varlığını sürdürebilmesi için üyelerin istifa etmesi ve yerlerine başkalarının getirilmesinin önünü açacak değişiklikleri yapmayı kabul etmişti.

Bu yıl 50. yaşını kutlayan, dünya çapında saygınlığı kabul edilen Man Booker Ödülü’nün 2018 kazananı Milkman kitabıyla Anna Burns oldu.


Bir çevre bilimi mühendisi olan Anne Charnock son romanı Dreams Before the Start of Time‘a (Zamanın Başlangıcından Önceki Hayaller) ile Arthur C. Clarke ödülünü aldı.

İlk kitabı A Calculated Life‘ı (Hesaplı Hayat) tıpkı Andy Weir ve Hugh Howey gibi bir yayınevi olmadan, kendi kendine yayınlamış ve çok kısa sürede, okurların büyük beğenisini toplayarak bir yayıneviyle anlaşmıştı. A Calculated Life 2013 Arthur C. Clarke Ödülü’ne de aday gösterilmiş ancak kazanamamıştı. 
Anne Charnock bu yıl The Enclave adlı kısa hikâyesiyle 2018 BSFA ödülünü de aldı.


New York’ta faaliyet gösteren Mystery Writers of America’nın 1946’dan bu yana gizem yazınının ustası Edgar Allan Poe anısına düzenlediği Edgar Ödülleri’nde En İyi Roman dalına Jess Walter’ın üçüncü kitabı “Citizen Vince” değer görüldü.

Dünya biraz yeni biraz eski isimlerle böyleyken ,bizde durumlar nasıl toparlarsak;daha çok aynı isimlerle bu ödüllerin döndürüldüğünü görüyoruz. En büyük eleştiri ,bu kurullardan ayrılan jüri üyelerinin de belirttiği, gelen eserlerin hepsinin okunmaması ve dolasıyla objektif değerlendirilememesi.

Sait Faik Hikaye Armağanı




Behçet Necatigil Şiir Ödülü



Yunus Nadi Roman ve Öykü Ödülleri



Duygu Asena Roman Ödülü

Orhan Kemal Roman Ödülü



























Bunların dışında,

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sedat Simavi anısına verdiği Edebiyat Ödülü bu yıl Kamuran Şipal’ın Dua Çiçeği romanına gitti.

Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü bu yıl şiir dalında Yavuz Türk’ün 'Sonra, Doğdum' adlı kitabına verildi.

2018 Yunus Nadi Şiir Ödülü Seçici Kurulu, oybirliğiyle ödülün Küçük İskender’in “Ölen Sevgilimin Şiir Defteri” ile Yücel Kayıran’ın “Efsus’a Yolculuk” kitapları arasında paylaştırılmasına karar verdi.

Orhan Kemal Öykü Ödülü ise bu yıl Akılsız Sokrates ile Mehmet Fırat Pürselim’in oldu. 

Dünya Kitap Dergisi Yılın En İyilerini hala açıklamadığı için geçtiğimiz senelerde olduğu gibi onları ayrıca yazacağım.