Nobel'li erkek yazarların ezici çoğunluğu karşısında günümüzün en büyük öykücülerinden biri kabul edilen Alice Munro'nun nihayet bu ödüle layık görülmesi elbet çok sevindirici.Bugüne kadar verilen 110 ödülden sadece 13 tanesinin kadın yazarlara gittiğini düşünürsek pek çok alanda olduğu gibi edebiyatın da hala erkekler dünyası egemenliğinde olduğunu yadsıyamayız.Neyse ki bu ara yazarın kitapları daha dikkat çekici pazarlanacaktır.Daha önce buradaki yazımda da belirttiğim gibi maalesef yazarın öyküleri Türkçe'de yeteri kadar yer bulamadı.Bu ödül vesilesiyle umarız daha çok kitabına ulaşabiliriz.
Alice Munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alice Munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2013 Pazar
15 Ocak 2013 Salı
78 Yaşında Man Booker Alan Öykücü- ALICE MUNRO
O Kanada’nın Çehov’u,78 yaşında Man
Booker alan harika bir yazar,harika bir kadın. Umarım o yaşa gelince birileri
de benim için böyle şeyler söylerJ. 80 yaşına kadar yazdığı 20'ye yakın öykü kitabı var. Nobel Edebiyat
Ödülü için adı hemen her yıl zikrediliyor.Neredeyse Nobel’in
kadrolu adayıJ. Gene bu yıl Haruki Murakami ve Philip Roth
ile birlikte en güçlü adaylar arasındaydı. Bilindiği üzere ödül Mo Yan'a gitti.
Eğer bir roman yazarı olsaydı ödülü şimdiye kadar çoktan alır mıydı bilemiyorum ama eleştirmenlerce kısa öykü dalında yeterince iltifatla onurlandırıldığı bir gerçek. Yaşadığı deneyimler ve gördüğü değişimlerle yerel unsurları çok iyi anlattığı için evrensel bir okuyucu kitlesi var. Öykülerini kadınlar üzerinden oluşturuyor ki ben kadını bu kadından dinlemeyi/okumayı çok seviyorum.
Tüm dünyada hatırı sayılır bir okur kitlesi olan Munro’nun öyküleri maalesef Türkçe'de yeteri kadar yer bulamadı.Şu an baskısı olmayan "Kaçak"tan sonra uzun süre hiçbir kitabı basılmadı. Neyse ki Can yayınları ödülden sonra " Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" la öykülerinin bir kısmını bize ulaştırdı. Umarım bir an önce devamı gelir.
Eğer bir roman yazarı olsaydı ödülü şimdiye kadar çoktan alır mıydı bilemiyorum ama eleştirmenlerce kısa öykü dalında yeterince iltifatla onurlandırıldığı bir gerçek. Yaşadığı deneyimler ve gördüğü değişimlerle yerel unsurları çok iyi anlattığı için evrensel bir okuyucu kitlesi var. Öykülerini kadınlar üzerinden oluşturuyor ki ben kadını bu kadından dinlemeyi/okumayı çok seviyorum.
Tüm dünyada hatırı sayılır bir okur kitlesi olan Munro’nun öyküleri maalesef Türkçe'de yeteri kadar yer bulamadı.Şu an baskısı olmayan "Kaçak"tan sonra uzun süre hiçbir kitabı basılmadı. Neyse ki Can yayınları ödülden sonra " Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" la öykülerinin bir kısmını bize ulaştırdı. Umarım bir an önce devamı gelir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


2.jpg)