Açık ara bu yıl okurken en keyif
aldığım kitaptı. Şimdiye kadar güzel bir filme de çekilmemiş sanırım,bulamadım.
80 Günde Devrialem'in sayısız uyarlamaları yapılmışken Ezel Akay biraz da kendi
tarzında masalsı bir İnatçı Keraban çekseydi çok güzel olmaz mıydı.
Ben Alfa’dan tek cilt halinde
olan baskıyı okudum.İçinde Leon Benett’in çizdiği orijinal illüstrasyonlar da
var.Jules Verne 1883 yılında hikayeyi kaleme alırken ilk baskı yazarın diğer
eserleri gibi çizimlerle yapılmış ve Benett'in hikaye için çizdiği 103 illüstrasyonu ile beraber basılmış.
Jules Verne 1868 yılından sonra
romanlarının satışından elde ettiği gelir artınca kendisine büyük bir yat
alarak dünya turuna çıkmış. Akdeniz’i gezdiği biliniyor ancak Jules Verne’nin
gerçekten yolu bu topraklara düşüyor mu,kesin bir bilgi yok.Oysa Benett’in çizimleri çok gerçekçi ve dönemi çok
iyi yansıtıyor.Muhtemelen ilustrasyonlarını buralarda yapmış.
İnatçılığı ile tanınan tütün tüccarı
Keraban Ağa kendisini ziyarete gelen Hollandalı misafirlerini Üsküdar’daki
evine yemeğe davet eder ancak boğazdan kayıkla geçecekleri sırada on paralık
bir vergi konduğunu öğrenir. Bu vergiyi ödememekte inat eden Keraban Ağa misafirleriyle
birlikte evine ulaşmak için Karadeniz kıyılarından dolaşacağı bir maceraya
başlar.
Okur olarak bu eğlenceli yolculuğa eşlik ederken dönemin coğrafyasından,yerleşimlerinden
de gerçekçi bilgiler alıyoruz.Jules Verne’nin yazarken
ayrıntılı bir araştırma yapmış olduğu çok aşikar.Hikayeyi anlatırken Ramazan adetlerinden, Osmanlı vatandaşlarının
evleri,kıyafetleri ,yemekleri, kullandıkları eşyalara kadar çok detaylı bilgiler vermiş.
Zaten Jules Verne seviyorsanız
hiç kaçırmayın.